29 Kasım 2010 Pazartesi

Yayla çorbası & Bebek yemekleri




Özellikle bu yıl iftar sofralarımız için sıkça yaptığım bir çorba oldu. Sık yapılmasında Verda Su’yun sevmesinin katkısı da büyük.8 aylık olduktan sonra beslenme listesine bu çorbayı da ilave etmiştim. Ben sosu hazırlayıp servis esnasında Verda Su’yun payını ayırıp ekliyorum::))) Bu tarifle uzun süredir eklemek istediğim bebek yemekleri bölümü’ne de başlamış olalım.Ayrıca bebek yemekleri için tariflerinizi gönderirseniz deneyip buradan sonucu sizlerle paylaşırım.Nede olsa bebeklerimizin yemekleri hepimizin ortak noktası…






Malzemeler:


  • Yarım su bardağı pirinç
  • 6–7 su bardağı et-tavuk suyu veya su
  • Tuz
Sosu için;

  • 1–2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • Kuru nane
  • kırmızıbiber
Terbiyesi için;

  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 çorba kaşığı (tepeleme) un
Yağı bir tavada ıstın, kırmızıbiber ve nane ekleyip karıştırın. Yağı çok fazla ısıtırsanız sosunuz yanar.


Hazırlanması:

  • Pirinçleri yıkayıp suyunu süzün ve tencereye alın.
  •  Üzerine 1,5 su bardağı su ekleyerek pirinçler suyunu çekene kadar haşlayın.
  •  Haşlanan pirinçlere 5–5,5 su bardağı suyu ekleyip 1–2 dakika kaynatın.
  •  Başka bir kabın içerisine yoğurdu, yumurtayı, unu alıp çırpın. Karışımın içerisine 1–2 kepçe çorba suyundan ilave edip hızlıca karıştırın.
  • Terbiyeyi azar azar çorbaya ilave edin ve sürekli karıştırarak bir taşım kaynatın.
  •  En son tuzunu atıp ateşten alın.
  • Sosunu hazırlayıp ister servis sırasında isterseniz önceden ekleyin.



Not; çok çabuk koyulaşan bir çorba olduğu için servise yakın hazırlayın. Kıvamı koyu gelirse su miktarını arttırın. Piştikten sonra tencerenin kapağını kapatmak çorbanın kesilmesine ve sulanmasına neden olabilir.Tuzunu en son ilave edin.


Tarif Emine Beder’e aittir.


27 Kasım 2010 Cumartesi

İncirli rulolar




 
Verda Su’yun diş buğdayında çok beğenilen lezzetlerden bir tanesiydi, sevgili Gülsen’in hazırlayıp getirdiği bu nefis rulolar. Çay daveti sofralarınız için harika bir tarif, mutlaka deneyin derim. Bir de itiraf, fotoğrafını çekebilmek adına son bir dilim kurabiyeyi Bengisu’dan kurtarmak için epey çaba sarf ettim:J)).Dışı sert içi yumuşak olan bu kurabiyelere kuru üzümler çok yakışmıştı…







Malzemeler:

Hamuru için;

  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 paket Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
  • 3 su bardağı un

İçi için;

  • 1 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt
  • yarım çay bardağı toz şeker
  • 5 -6 adet küçük doğranmış kuru incir
  • yarım çay bardağı kuru üzüm
  • yarım çay bardağı dövülmüş fındık ya da badem (kullanmayabilirsinizde)
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 tatlı kaşığı kakao
İç malzeme için; yumurta, süt, şeker, kakao ve tarçını iyice karıştırıp incir, kuru üzüm ve bademleri ekleyin.



Hazırlanması:
  • Unu ve kabartma tozunu eleyip derin bir kaba alın.
  •  Üzerine yumurta, sıvı yağ, yoğurt ve pudra şekerini ekleyip ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar iyice yoğurun.
  • Hamuru iki eşit parçaya bölün ve her birini yarım cm kalınlığında dikdörtgen şekilde açın.
  •  Üzerlerine incirli iç harcı paylaştırarak sürün ve rulo yapın.
  • Streç filme sarıp dondurucuda yarım saat bekletin. ( Arkadaşım bir gece önce hazırlayıp dolapta bekletip ertesi gün pişirmiş)
  • Bu sürenin sonunda dolaptan çıkartıp 1 cm kalınlığında dilimleyin ve bu dilimleri yağlı kâğıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • 175 derece de 20–25 dakika pişirin.
  • Fırından çıkartıp soğutun.



26 Kasım 2010 Cuma

Sonbahar...


Köse dağlarının eteklerinde, yazdan kalma güneşin ısıttığı bir bayram gününde, anneannemin bahçesinde dolaşıyorken tablo niteliğinde ki bu kareleri sizler için fotoğraflamak istedim.



Köklerine sıkı sıkıya tutunmanın verdiği güzellikleri yaşayan yılların kiraz ağacı…





Bahçeden…






Dedemin kendi yetiştirdiği onca harika sebze-meyveden sadece bir tanesi olan Trabzon hurmaları (nam-ı diğer cennet hurmaları)…

 



Halasına yardım eden minik bir yeğen ve pelitler…






Solmuş bir gül…




 
Solanlara inat yeniden açmaya çalışan tomurcuklar…





Yapraklar arasında tazecik maydanozlar…





Her daim güzelliğini koruyan eskiler…






Sonbahar yaprakları…






Asıl huzurun sevdiklerinle aynı sofra etrafında toplanabilmek olduğunun kanıtı lezzetler…




Sevdiklerinizle beraber geçirebileceğiniz huzurlu-mutlu hafta sonları diliyorum…



22 Kasım 2010 Pazartesi

Bayram Tatlıları...



Annemle beraber hazırladığımız bayram baklavası…






3 yıl önce fotoğrafını paylaşıp tarifini vermeyi unuttuğum, görümcemin hazırladığı midye tatlısı…





Bayramdan birkaç gün önce arkadaşımda tadına bakıp beğendiğim ve bayram tatlıları arasında olmalı diyerek yaptığım haşhaşlı tatlı…





12 Kasım 2010 Cuma

Verda Su'yun diş buğdayı menüsü





Dördüncü dişi geçen haftalarda çıkmışken arkadaşlarımın gelmesini de fırsat bilip verda suya diş buğdayı yaptım, yanında doğum günü pastası ile. Önceki günün akşamında kesilen suların misafirlerimden birkaç saat önce gelmesinin de etkisiyle istediğim gibi olmasa da çocuklar (özelliklede büyük kızım) çok beğendi pastayı. Kendi diş buğdayını bayılarak yediği notunu da yazayım ileride okuyup gülümsemesi adına… Belki de zamanın çabucak geçmesinin şaşkınlığıyla arşivdeki yazılarımı okuyorum sık sık şu sıralar…

Unutmadan Verda Su önce makası sonra da kalemi aldı, sonucu hep birlikte ilerleyen yıllarda görebiliriz inşallah…







Aslında bayram tatilinden önce paylaşmak istediğim birkaç tarif daha var, yetiştirebilirsem yazarım. Bu vesileyle de şimdiden herkesin bayramını kutluyorum… Ben bu bayram inşallah tüm sevdiklerimle beraber olacağım... Bizlerinde bir gün onların yerinde olacağımızı düşünüp büyüklerimizi ziyaret edelim ve sevindirelim onları da… Umarım içinize sinen, güzelliklerle dolu ve sevdiklerinizle beraber olacağınız bir bayram geçirirsiniz…


Menümüz;


  • Diş Buğdayı







Buğday ve nohudu bir gece önceden ıslatın ertesi gün üzerini geçecek kadar su ilave edip tamamen yumuşayana kadar pişirin. İsteğinize göre tuz, karabiber ya da narlı ya da tarçın ve şekerli servis edin.




  •  Doğum günü pastası










  • Gülsen'in İncirli ruloları


  • Aslı'nın kıymalı böreği













5 Kasım 2010 Cuma

Ayla’nın sofrası




Umarım, bilgisayarın hızının artmasıyla daha fazla tarif paylaşma planlarımı gerçekleştirebilirim. Aslında arşivde çok fazla fotoğraf var yayınlanmayı bekleyen buna karşılık üzerinden zaman geçen tarifleri paylaşmayı sürekli erteliyorum... Bu nedenle de her zaman olduğu gibi sondan başlıyor ve bu yazıda bahsettiğim harika lezzetleri paylaşıyorum. O günden aklımda kalanlar ise tahinli tartın lezzeti, yürüdüğünde daha rahat ederim dediğim Verda Suyun “tüm odaları en kısa zamanda nasıl dolaşırımı” göstermeye çalışmasıyla çok yanıldığımı anlamam ve kahkaha dolu anlar oldu…


Menümüzde;





Aslı’nın kurabiyeleri






Birsen’in poğaçaları











Gülsen’in haşhaşlı çörekleri







Gülsen’in tahinli tartı (tarifi en kısa zamanda gelecek)

 
 


Benim hazırladığım tavuklu tel şehriye salatası vardı.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin

View My Stats