31 Ağustos 2010 Salı

İftar Sofrası 2010-2




Elmas'ın iftar sofrası


Sevgili Elmas'ın bizler için hazırladığı iftar sofrası ve her zaman ki gibi harika lezzetleri...



Annesi fotoğraf çekmeye çalışırken ,minicik boyuna bakmadan sofraya uzanıp karıştırmak isteyen küçük hanımı görebildiniz mi?(Son bir kaç aydır hep böyleyiz::))) ben masa örtüsünü seriyorum benim yaramaz kızım ucundan tutup hemen çekiyor üzerindekilerle beraber...)

Menümüzde ;

Sıcacık ev sahipliğinin yanında hazırladıkları....

  • Tavuk suyuna çorba


  • İftariyelikler
  • Yaprak Sarması





  • Yoğurtlu Semizotu Salatası





  • Közlenmiş kırmızı biberler (patates ve patlıcan kızartması doldurulmuş)




  • Şehriyeli Pirinç Pilavı
  • Tavuk Sarma
  • Kuşbaşı Etli Kürdan Kebabı




  • Salata


  • Fırın Sütlaç




Verda Su'yun bayılarak yediği ve annesinin tatlısına ortak olduğu fırın sütlaçlar...

Çorum'da Ramazan Sokağı...





Son iki yıldır çorum belediyesi tarafından düzenlenen ramazan etkinlikleri bu yılda devam ediyor. Her cumartesi bir sanatçının katılımı ile gerçekleşiyor. İlk hafta açılış Uğur Işılak ile yapılıp, Minik Dualar grubu ve Ertuğrul Ergişi ile devam etti.





Geçen cumartesi ise konuk sanatçılar İbrahim Sadri ve Yücel Arzen idi. İbrahim Sadri şiirleri, Yücel Arzen ise harika sesiyle doyumsuz saatler yaşattılar dinleyenlere.






Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü…




Ramazan'ın ilk gününden itibaren sokakta Hacivat-Karagöz, Ateş Adam, Palyaço, Aşık ile Maşuk, stand up gösterileri, tahta bacak, çocuk tiyatrosu, Türk halk müziği, Türk sanat müziği ve ünlü sanatçıların konserleri, kukla gösterileri ve şiir dinletisi düzenleniyor.





Karagöz ve Hacivat…



 
 
Nostaljik görünümlü büyük maket evler monte edilmiş.Özellikle çocuklar harika saatler geçiriyor bu etkinlikler sayesinde.

 
Son haftanın konseri 3 Eylül Cuma akşamı saat 21.00’de yapılacak, konuk sanatçı ise harika sesiyle Ömer Karaoğlu…

25 Ağustos 2010 Çarşamba

İftar sofrası 2010-1



Son bir aydır çok yavaş olan net bağlantımız bu sabah hızlanmaya karar verince ben de sizlerle çekirdek ailemiz için hazırladığım pazartesi akşam ki iftar sofrasını paylaşayım…






Diğer menü örneklerimizi "Ab-ı hayat facebook fan sayfamızdan" takip edebilirsiniz…




Menümüz;








  • Tavuk kıymalı çöp şiş







  • Muzlu-fındıklı güllaç


  • Domatesli un çorbası






  • Profiterol



  • Yaprak sarması
  • Salata

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Tatil Notları…





İstanbul yolculuğumuzun Bolu durağında başlayıp 3 gün devam eden ateş ve halsizlik sonucu Verda Su’yun ilk dişleri çıkıp bize yolculuk hediyesi oldular! Bir hafta gibi kısa bir süreye hasta bir bebek de eklenince günler çok daha çabuk geçti…








Bu kısacık zaman diliminde canım kızım Bengisu’yun doğum günü heyecanını yaşadık yeniden…






Doğum gününe bütün isteklerini sığdırmaya çalışan minik ablamızın hayallerini dinleyip, nasılda büyüdüğüne şahit olduk…





İstanbul’da çekebildiğim nadir karelerden bir tanesi teyzemin penceresinden günbatımı…







Onca sıkıntının ve yılların ardından gelerek umutları yeşerten minik bir bebek… Teyzemin umudu…”Umut “ bebek…






Babaannemi ziyarete gittiğimizde amcamın kızı Dilek’in yaptığı harika şekerpareler… Verda Su iyileşince fotoğraf çekme isteğimi geri getiren, annemin kahvaltı için hazırladığı köy biberi kızartması…






Annemin- anneannemin-dedemin ve çocuklarımın arasında çocukluğumu yeniden yaşadığım, dedemin yaşına rağmen her şeyiyle kendi ilgilendiği harika bir bahçe…






Benim “gül bahçesi” olarak adlandırdığım köşe…






Üç nesil bir arada… Dedem, yeğenim, kızım ve ben:::))))






Bahçede ki keşiflerim sırasında karşıma çıkan, eve dönmemize bir gün kalmasının cesaretiyle topladığım sıcağa rağmen birkaç tanesini kurtarabildiğim kabak çiçekleri…




Aşağılar sıcaktan kavrulurken yağmura yakalandığımız Abdullah yaylası…






Dedemin kendi elleri ile diktiği 50 yıldır gölgesinde oturanları serinleten ceviz ağacı…





Kızımın ve yeğenimin çocukluğuna ortak olduğum, soğukluğu ile ayaklarımızı donduran dere…





Tazecik…






Anneanne mutfağında kuzinenin fırınında pişen sıcacık ekmekler…







Yol kenarlarında bile bulabileceğiniz benim altın çilek denilen bitki olduğunu düşündüğüm gelincikler…( Çorum’da kullanılan ismi gelincik olan bu bitki özellikle kaşıntı rahatsızlıkları için ilaç niyetine kullanılıyor)






Çam ağaçları…




Kahvaltı soframızı süsleyen domates, biber, salatalık…







Mantar yemeye doyduğumuz (dedemin kendi topladığı) sofra…





Yeşil domatesler…



Her köşesinde ayrı bir güzellik saklı Köse Dağlarının eteklerinde bir köy, her defasında ruhumu dinlendiren sakinlik ve yeşillik, hatırladıkça gözlerimin dolmasına sebep (bana şuradaki cümleyi söyleten) anneanne-dede şefkati…




LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin

View My Stats