30 Temmuz 2008 Çarşamba

Muhallebili Kadayıf


Uzun süredir denemek istediğim bu tarifi sevgili Hatice’nin (Portakal Ağacı) sitesinde görünce öncesinden dondurucuda kalan kadayıflarla denedim ve çok lezzetli, hafif (malzemelerdeki kadayıfa aldanıp benim gibi ağır bir tatlı beklemeyin:::))) bir tatlı ortaya çıktı.
Ramazanın yaz aylarına denk gelmeye başladığı dönemlerde olduğumuzu düşününce özelliklede iftar davetleri için çok şık ve hafif bir lezzet olacaktır…

Malzemeler:

300gr kadayıf
  • 6 yemek kaşığı toz şeker
  • 5 yemek kaşığı tereyağı
  • 1,5 su bardağı iri doğranmış ceviz
Hazırlanması:





  • Kadayıfı 1–2 saat öncesinden derin dondurucuya koyun, dondurucudan alıp kolayca kırabilirsiniz. Küçük parçalar halinde kırdığınız kadayıfları tencereye alın.
  • İçine yağı, şekeri ilave edip orta harlı ateşte sürekli karıştırarak kavurun.(bu aşamada ben biraz zorlandım, şekeri önceden ilave ettiğimiz için birbirine yapıştı ve kavrulması zorlaştı) Pembe hale gelince cevizi ekleyin.Ateşten alıp soğutun.
Muhallebi Malzemeleri:



  • 1kg süt
  • 4 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 2 türk kahvesi fincanı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 1 küçük paket krema (ben eklemeyi unutmuşum)
Hazırlanması:
  • Krema hariç tüm malzemeyi tencereye alın ve muhallebi gibi pişirip soğutun.
  • Soğuduktan sonra içine kremayı ekleyip mikserle karıştırın.
  • Kadayıfın yarısını büyük dikdörtgen borcama yerleştirin. Üzerine muhallebiyi yayın. Kalan kadayıfı da muhallebilerin üzerine eşit olarak yayın ve dolapta bekletin.
Not: İlk yapıldığı gün kadayıflar kıtır kıtır oluyor sonraki gün yumuşuyor.

28 Temmuz 2008 Pazartesi

Yozgat Çamlık Milli Parkı

Geçen hafta görümcemler ziyaretimize geldiler, hafta sonu da hep birlikte Yozgat Çamlık Milli Parkına gittik. En son kızıma hamileyken gezdiğim bu muhteşem manzarayı kızımla birlikte izlemekte ayrı bir keyif oldu…
“Yozgat Çamlığı” tarihi çok eskilere dayanan ve türü sadece Kafkaslarda bulunan, Türkiye’nin de ilk milli parkı olma onurunu da elinde tutan bir çam ormanlığıdır.Özellikle Sivas, Kırşehir, Kırıkkale, Amasya, Çorum, Ankara, Tokat gibi illerden ulaşım kolaylığından faydalanılarak günübirlik geziler yapılabilir.
Dönüş yolunuzda bizim gibi, ilk organize devleti kuran Hititlerin başkenti olan Hattuşaş’ın bulunduğu Boğazkale’ye de gidip döneme ait kalıntıları görebilirsiniz..
  • Hattuşaş'ın Aslanlı kapı girişi

22 Temmuz 2008 Salı

Kelebek Pasta


Aile büyüklerini ziyaretimiz ve sonrasında da bir yakınımızın düğünü için Ankara’ya gidince kızımın doğum gününde yaptığım kelebek pastanın tarifi biraz gecikti… Çocukların çok beğeneceği ve hayal gücünüzle farklı süsleme yöntemleri kullanabileceğiniz bir pasta. Malzemeler:


Kek:
  • 3 yumurta
  • 4 yemek kaşığı şeker
  • Yarım paket(40 gr) bitter çikolata
  • 3 yemek kaşığı süt
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 5 yemek kaşığı un
Yumurta ve şekeri mikser yardımıyla şekerler eriyinceye kadar çırpın. Bir kâsenin içinde benmari usulü erittiğiniz ve birbirine karıştırdığınız çikolata ve sütü şekerli karışımın içine ilave edin. Vanilya, kabartma tozu ve unu sıvı karışımın içine eleyin ve bir tahta kaşık yardımıyla karıştırın. Yuvarlak küçük boy kek kalıbına (yağlanmış ve unlanmış) karışımı dökün. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede pişirin.
  • Keki ıslatmak için orta boy bir kâsenin içine su ve 2 yemek kaşığı çilek reçeli ilave edip karıştırın.
Krema:
  • 2 su bardağı süt
  • 1 paket kakaolu puding
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • Yarım paket bitter çikolata (piştikten sonra içine ilave edilecek)
Süt, puding ve kakaoyu bir tencerenin içinde karıştırarak kısık ateşte pişirin. Pişen pudingin içine parçalara ayrılmış çikolatayı ilave edip çikolatalar eriyene kadar karıştırarak soğutun.
Hazırlanması:





























  • Soğuyan kekimizi önce ortadan ikiye kesiyoruz (iki tane yarım daire elde ediyoruz).Elde ettiğimiz yarım daireleri enine ikiye kesiyoruz ve toplam dört tane yarım dairemiz oluyor.(resimlerden daha net anlaşılacaktır)
  • Önce iki tane yarım daire şeklindeki kekimizi düz kısımları dışta, yuvarlak kısımları yan yana gelecek şekilde servis tabağına yerleştirin.
  • Kekleri önceden hazırladığımız reçelli su ile ıslatın ve soğuyan kremamızdan bolca sürüp üzerine iri çekilmiş fındık serpin (isterseniz bu aşamada fındıkların üzerine krem şanti de sürebilirsiniz)
  • Kalan diğer kek parçalarını krema sürdüğümüz keklerin üzerine dikkatlice yerleştirin. Reçelli su ile ıslatın. 2–3 yemek kaşığı hazırlanmış ve soğutulmuş kremşanti ile kalan kremamızı karıştırıp ıslattığımız kekin her yerini kaplayın.
  • Krema ile kaplanan kekin üzerine bonibonları istediğiniz şekilde yerleştirin ve kırmızı gıda boyası eklenmiş krem şanti, yan taraflarını da çekilmiş fındık ile süsleyin.

10 Temmuz 2008 Perşembe

Cansuyum.......6!

İlk göz ağrımız….

İlk heyecanları,ilk acemilikleri ve bir çok ilkleri tatmamıza vesile olan canım kızımız…sen bile inanamazken altı yaşına girdiğine:)))) sanırım baban ve ben her geçen gün büyüdüğünü hiçbir zaman kabul edemeyeceğiz….

Bir zamanlar şikâyet ettiğim uykusuz geçen geceleri ve büyük bir heyecanla, mutlulukla karşıladığım ilk dişini, ilk adımlarını, ilk hecelerini,öğrendiğin ilk şarkıyı mırıldanışını,saçlarını,gözlerini vs. gösterişini,ilk konuşmaya;gösterdiğin her şeye “bu ne?” sorusunu sorarak başlamanı (ve sana dair sayabileceğim bir çok anıyı) şimdilerde hüzünle hatırlıyor olsam da minik bir genç kız olma yolunda ki hallerini takip edebilmek de ayrı bir keyif bizim için….

Aslında bu gönderide kızımın çok beğendiği kelebek pastanın tarifini vermeyi düşünmüştüm. Ama kızıma dair bir yazı olsun ve ilerde okuyup gülümseyebileceğimiz bir anı da bu olsun ve doğum saatiyle başlayıp ilk dişinin çıkış tarihiyle, dönem dönem kilo takibiyle (ve birçok ayrıntıyla) devam eden notların arasına eklensin diye tarif sonra gelecek.

…ve son olarak iyi ki doğdun, iyi ki hayatımızda yerini aldın ve iyi ki Rabbim bizi seni emanet etmeye layık buldu…

8 Temmuz 2008 Salı

Yolculuktan kalanlar....

Özellikle kızımın, sonrasında gülümseyerek hatırlayabileceği çocukluk anılarına birkaç güzelliğin daha eklendiği bir tatil geçirdik… video En çok ilgimizi çekenler arasında martıların sıra dizilmiş halleri de bize güzel bir fotoğraf karesi olarak yansıdı...

Bunlarda kızımın çok beğendiği,Gülhane Parkı gezimiz sırasında rastladığımız ağaçlara yerleştirilmiş kuş yuvaları....

Kızımın Bünyamin abisinin kaptanlığında Florya Belediye tesislerinde başlayıp, sonrasında kısa bir İstanbul turu ile devam edip, Bahçelievler’de mayonezli salata eşliğinde ki nefis bir sosis ile sonlanan gezimizin ilk durağından harika bir kare…

Gün batımına ait bir fotoğraf karesi olarak düşünenler için bir not;Florya tesislerinin üzerinden iniş hazırlıkları yaparak geçen bir uçağın ışığının görüntüsü suya böyle yansımıştı,kaçırmak istemedim….

Yaklaşık 6–7 yıllık bir aradan sonra, benim için farklı bir yere sahip olan Ezgiciğimi (ve Elçin’i) bu ziyaretimde görebilmek (anneciğimin sayesinde) ve 4. sınıf öğrencisi minik bir kızı beklerken lise son sınıf öğrencisi bir genç kızla karşılaşmak:::))) çok güzeldi…

Habersiz misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş derler:))) ama biz harika bir masa ile karşılaştık.....

Son fotoğraf ise İstanbul dönüşünde Kızılcahamam (Kıran köyü) da eşimin üniv. arkadaşının düğününden bir kare. Amca yaşına rağmen düğün boyunca Ankara havası oynayarak ve bir ara büyükçe bir karpuzu başının üzerinde taşıyıp aynı zaman da Ankara havası oynayarak misafirlerin alkışlarını topladı::)))

not:İstanbul İslam,Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi fotoğrafları için tıklayın...

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin

View My Stats